<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel &#8211; Takım G Derneği</title>
	<atom:link href="https://www.takim-g.org/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.takim-g.org</link>
	<description>Takım G Derneği</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Mar 2023 10:42:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Bir Kararın Eşiğinde: Kurumsal Mı Startup Mı?</title>
		<link>https://www.takim-g.org/bir-kararin-esiginde-kurumsal-mi-startup-mi/</link>
					<comments>https://www.takim-g.org/bir-kararin-esiginde-kurumsal-mi-startup-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oxitbilisim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 10:24:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://takim-g.org/?p=60</guid>

					<description><![CDATA[2000’lerin ilk yılları iş hayatında kurumsal şirketlerde çalışmanın hızla yükseldiği bir dönemdi ve her üniversite mezunu özgeçmişine büyük firmaların isimlerini ardı ardına dizmenin hayaliyle yanıp tutuşuyordu. 2010’ların başına geldiğimizde ise kurumsal hayatın altın yaldızlı kaplaması hızla dökülmeye, buralarda sürülen hayat cazibesini yitirmeye başladı. Bugün özellikle de çalışma hayatına yeni katılan veya katılacak olan Y ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">2000’lerin ilk yılları iş hayatında kurumsal şirketlerde çalışmanın hızla yükseldiği bir dönemdi ve her üniversite mezunu özgeçmişine büyük firmaların isimlerini ardı ardına dizmenin hayaliyle yanıp tutuşuyordu. 2010’ların başına geldiğimizde ise kurumsal hayatın altın yaldızlı kaplaması hızla dökülmeye, buralarda sürülen hayat cazibesini yitirmeye başladı. Bugün özellikle de çalışma hayatına yeni katılan veya katılacak olan Y ve Z jenerasyonları, çalışmak için startupları hedef olarak gözlerine kestirmiş durumda.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki, yönelim değişiminin nedenleri ne? Startuplar çalışanlarına neler vadediyor?</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bireysel Başarı – Ekip Başarısı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">X kuşağının aksine Y ve Z kuşakları kendi gibi insanlarla bir “aile” düzeninde çalışmak istiyor. Bu genç jenerasyonlar bireysel başarıya ve kişisel olarak sivrilmeye inanılan kurumsal hayatta aidiyet sorunları yaşıyor ve çalışma ortamına yabancılaşıyor. Kendini kanıtlama sürecindeki startuplarda ise bireyler kendi işlerini parlatmaktansa ortak çıkacak işe odaklanarak çalışıyor. Ekip ruhu hem bireysel mutluluğun hem de iş başarısının anahtarı oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Dikey Yapılanma – Yatay Yapılanma</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Özgürlükçü bir anlayışla yetişen genç nesiller, haftada bir iki kere asansörde karşılaşılaştıkları, o zamanda düğmelerini iliklemek zorunda kaldıkları patronlar için çalışmaya katlanamıyorlar. Startuplarda ise aynı masayı paylaşıp, farklı bakış açılarını ortaya sürerek, çalışan iş veren ilişkisinin ötesine geçmek mümkün oluyor. Birbirini dinleyip birlikte ürettikleri için iki taraf da çok daha mutlu ve verimli çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İş Tatmini – Mesai Doldurma</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Y jenerasyonu çalışmak için yaşamıyor, yaşamak için çalışıyor. Bu nedenle kurumsal hayatta toplantılarda boşa akıp geçen zaman, mail kutusu boşaltmakla harcanan saatler, birimler arasındaki çatışmalara harcanan efor yerine gerçekten denemeye, geliştirmeye, üretmeye odaklanılan startup düzeni bu jenerasyonun tatmin olmasını sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Pratikte Öğrenmek – Teoride Öğrenmek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Y jenerasyonu öğrenme odaklı bir jenarasyon. Kurumsal hayatın eğitimleri genelde teori ile sınırlı ve eğitimden kısa bir sonra süre alınan sertifikalar süslü bir biblo gibi bir rafta unutulmaya bırakılıyor. Startuplarda ise iş, iş üstünde çalışılarak öğreniliyor. Çalışan genelde bireysel araştırmalar ve deneyimleme yolu ile öğrendiklerini hem kendi bireysel hanesine yazıyor hem de çalıştığı firmaya değer katıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çarkın Kendisi Olmak – Bir Çarkın Dişi Olmak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekip çalışmasına yatkınlığının dışında Y ve Z jenerasyonları özgüvenleriyle de öne çıkıyor. Bu nedenle kurumsal hayatta bir işi tek boyutunu çözmekle sınırlı kalmak ve operasyonel bir iş yapmak yerine araştırmadan uygulamaya, uygulamadan yönetmeye, çalıştığı alanın tamamına hakim olma şansına sahip olduğu bir düzen sayesinde, tam sorumluluk alabilmek bu jenerasyonları cezbediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elbet tüm bunların dışında ceket kravat topuklu ayakkabı cenderisi yerine sahilde yürüşe gider gibi işe gidebilmek, yeni yetme cocuk misali serbest giyim gününü iple çekmek zorunda kalmamak da cabası.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.takim-g.org/bir-kararin-esiginde-kurumsal-mi-startup-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de girişimcilik ekosistemi var mı?</title>
		<link>https://www.takim-g.org/turkiyede-girisimcilik-ekosistemi-var-mi/</link>
					<comments>https://www.takim-g.org/turkiyede-girisimcilik-ekosistemi-var-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oxitbilisim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 10:23:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://takim-g.org/?p=57</guid>

					<description><![CDATA[Girişimcilik yeni bir kavram değil, akçeli işler devletin ve (Batı toplumları için) kilisenin elinden kurtulduğundan beri tarihte yeri var. Fakat gidişat içerisinde internetin ortaya çıkması girişimciliği evlerin içine kadar soktu. Yeni kavramlarla gelişen bu dünyada girişimciliğin yanına, çoğu İngilizce, bir çok kavram da girdi. Startuplar, ekosistemler, ölçeklenmeler… Artık girişimcilik derken, başka tüm bu kavramların evirdiği [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Girişimcilik yeni bir kavram değil, akçeli işler devletin ve (Batı toplumları için) kilisenin elinden kurtulduğundan beri tarihte yeri var. Fakat gidişat içerisinde internetin ortaya çıkması girişimciliği evlerin içine kadar soktu. Yeni kavramlarla gelişen bu dünyada girişimciliğin yanına, çoğu İngilizce, bir çok kavram da girdi. Startuplar, ekosistemler, ölçeklenmeler… Artık girişimcilik derken, başka tüm bu kavramların evirdiği bir şeyden kastediyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki 2019’da dünyada genel resme baktığımızda Türkiye’de gerçek bir startup, girişimcilik ekosistemi var mı? İki yetkin isim ile bunu tartıştık. Murat Tortopoğlu ve KWORKS – Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi’nden Burak Yaman sorularımızı yanıtladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Burak Yaman: ‘Ekosistemin gelişmesi ve güçlenmesi için en önemli adım işbirliği yapan paydaşların sayısının ve işbirliği niteliğinin artması yolunda atılmakta’</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>‘Girişim’ nedir? Bir girişimi yeni kurulmuş herhangi bir şirketten ayıran özellikler nelerdir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Girişim, özellikle son yıllarda hızla popülerleşen adıyla Startup, tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir bir iş modeli arayışıyla kurulan bir organizasyondur. Bu tanım, Yalın Girişim yaklaşımının öncülerinden Steve Blank tarafından yapıldığı günden bu yana özellikle teknoloji tabanlı girişimciliğe duyulan ilginin artışıyla birlikte hızla yaygınlaşan bir kavramı, Startup’ı tanımlamak için kullanılır oldu. Türkiye’de azımsanmayacak derecede güçlü olan girişimcilik kültürünün dönüşümünde bu tanımın önemli rol oynamaya başladığını düşünüyorum.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye’de bir girişimcilik ekosisteminden söz edilebilir mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyada girişimcilik ekosistemleri krizlere daha dirençli ve değer odaklı bir ekonominin yaratılabilmesinde olmazsa olmaz bir bileşen olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de de özellikle 2010 sonrasında girişimcilik konusuna artan ilgi ve destek girişimcilik ekosisteminin oluşmasını sağladı. Türkiye’de özellikle İstanbul’da gelişen girişimcilik ekosistemi halihazırda Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinin önemli merkezlerinden biri olarak şekilleniyor. Son birkaç yılda başarı hikayelerinin ortaya çıkması İstanbul dışındaki girişimci ve potansiyel yatırımcıların ilgilerinin artmasını sağlamaya devam ediyor. Kamu politikaları ve üniversitelerin yürüttüğü faaliyetler de ekosistemin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. Ancak doğası gereği hızlı olması gereken girişimcilik ekosistemi, maalesef beklenen hız ve ölçekte değil. Her ne kadar girişimci ve yatırımcıların ilgisi ve kamu politikaları, üniversitelerin yürüttüğü yenilikçilik faaliyetlerinde gözle görülür bir artış olsa da Türkiye’de, Berlin ve Tel Aviv gibi ekosistemlerle kıyaslandığında yavaş bir dönüşümle şekillenen bir ekosistemden söz ediyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye’de geleneksel sermaye ile girişimler arasındaki ilişki nasıl peki?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni girişimlerin başarı hikayeleri ve gelişen girişimcilik ekosisteminin yaygınlaşmasıyla girişimler geleneksel sermayenin de radarına girdi. Yenilikçi girişimlerin Türkiye’deki geleneksel “iş yapma” yaklaşımlarıyla birbirlerini tamamlayacak şekilde işbirliği kurması sağlanabilir. Girişimlerle geleneksel sermaye arasındaki ilişkiler bağlamında bir aşılama sürecinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu aşılama süreci farklı bünyelerde çeşitli reaksiyonlar yaratıyor. Reel sektörlerin girişimcilik ekosistemine katılımı ve geleneksel sermayenin teknoloji yatırımlarındaki artışı buradaki melezlenmenin olumlu sonuçları doğurma potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Teknoloji kullanımı ile ölçeklenebilirliğin geniş kitlelerce kabul edilmesi ve geleneksel sermayeyi de cezbetmesi önemli potansiyel taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Girişimlerin gelişiminde Kuluçka Merkezleri’nin rolü nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kuluçka merkezleri piyasa ve girişimci arasında yer alarak girişimcilerin piyasa koşullarına hazırlanmasını kolaylaştıran destekler sunuyor. Bu aşamada kuluçka merkezleri ekosistemin farklı ihtiyaçlarına uygun olarak ayrışan rol ve misyonlar taşıyorlar. Kimi kuluçka merkezleri girişimcilik ekosistemine ilginin artmasını ve ekosistemin yaygınlaşmasını sağlarken, kimileri ise daha butik desteklerle niceliğe ek olarak niteliğin de artmasını sağlamaya odaklanıyor. Kuluçka merkezleri ve hızlandırma programlarının böyle bir iş bölümüne gitmiş olması ekosistem için oldukça sevindirici. KWORKS – Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi olarak yürüttüğümüz programlarda özellikle başarılı girişimlerin sayısını artırarak ekosistemin başarı hikayeleriyle güçlenmesini sağlamayı amaçlıyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kat edilmesi gereken yollar nelerdir? Kimler neler yapmalıdır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekosistemin gelişmesi ve güçlenmesi için en önemli adım işbirliği yapan paydaşların sayısının ve işbirliği niteliğinin artması yolunda atılmakta. Yatırımcılar, girişimciler ve diğer destek mekanizmalarının hem kendi içlerinde hem de diğer paydaşlarıyla işbirliği kurması oldukça elzem. Özellikle girişimciler arasındaki rekabetin pazar için olumlu olacağını düşünmekle birlikte girişimcilik ekosistemindeki destek mekanizmalarının daha fazla iş birliği kurması gerektiğine inanıyorum. Burada özellikle rekabet öncesi işbirliğinin tüm paydaşlarca kabul edilmesi ve bir teamül haline dönüşmesi gerekiyor. Ekosistem paydaşlarının birbirlerini daha iyi anlamaları ve nitelikli işbirlikleri kurmaya başlamaları kaldıraç etkisi yaratarak yapının güçlenmesini sağlayacak. Burada tüm paydaşlara önemli rol düşüyor. Bizler bu rolleri sahiplenip yerine getirdikçe yerel ve küresel başarı hikayeleri artacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Murat Tortopoğlu: ‘Girişimlere sağlanan destekler girişimin çabuk batmasını engelliyor, doğal seleksiyonu bozuyor diyebiliriz.’</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>‘Girişim’ nedir? Bir girişimi yeni kurulmuş herhangi bir şirketten ayıran özellikler nelerdir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Startup da ne ola?” birden çok ve farklı ama aynı anda doğru olmayı başarabilen birçok cevaba sahip bir soru. Yukarıdaki alıntılar ve yaklaşımların toplamı Startupları; büyümeye eleverişli (mümkünse delicesine), farklı bir kafada ve ruh halinde yaratıcı insanların birlikte çalıştığı, belirlenmiş bir sorun ya da noktaya bir çözüm veya ürün/hizmet geliştirmeye odaklanmış, yatırımcı için ciddi riskler içerirken inanılmaz getiriler de vadeden ve kuruluş safhasında önünde duran belirsizlikleri çözdükçe, bir şirkete evrimleşen, insan temelli taze organizasyonlar olarak tanımlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye’de bir girişimcilik ekosisteminden söz edilebilir mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunlar tamamen benim görüşüm olmakla birlikte ekosistemde teknoloji girişimi kurmuş, başarmış batırmış ama sıkı denemiş ve şu an aktif olarak bir is başında olmayan çok az melek var. Bunların eksikliği var Türkiye’de. Bu yüzden edilemez, zira genç girişimcilere hem tecrübe hem nakit hem de network desteği verecek en yakın kişiler melekler. Mevcut melek yatırım ağlarındaki üyelerin çoğu üyelerin çoğu (Belki TR Angels’ı bunun dışında tutabiliriz) aktif görev başında insanlar ve çoğu girişimi büyük şirketin küçük versiyonu sayıyorlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye’de geleneksel sermaye ile girişimler arasındaki ilişki nasıl?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de geleneksel sermaye de aktif yatırımcı olmaya çalışıyor. Oysa bunun yerine LP (Limited partnership/hisseli ortak) olarak fonlara destek verseler çok daha verimli olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Girişimlerin gelişiminde Kuluçka Merkezleri’nin ya da Teknoparklar’ın rolü nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Melek yatırımcıların dolduramadıkları bu boşluğu dolduruyorlar. İlk kez girişecekleri için bu desteklerin önemi oldukça kritik. Kuruculara ölçeklenebilir girişim üzerine Silikon Vadisindeki yaklaşımları sağlamaya çalışıyorlar. Özellikle kuluçkalar, bir iş modeli olmamasına rağmen ülke kalkınması katkı sağlamak ve kendi teknoparklarına yatırım yapılabilir projeler yaratmak amacıyla bu işe devam ediyorlar. Bazılarında girişimlere sağlanan destekler girişimin çabuk batmasını engelliyor, doğal seleksiyonu bozuyor diyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ne yollar katedilmeli peki? Kimler ne yapmalı bu durumu değiştirmek için?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Etrafına yeni fikir buldum demekten çok neresi problemli diye bakabilen ve mevcut durumu sorgulayan&nbsp;ve bu sorgulama sonunda keşfettiği şeyleri fırsata dönüştürebilecek yetkinlikleri barındıran gençlerin çoğalması gerekiyor. Gerçek problemlerle daha lisans yıllarında karşılaşabilecekleri süreçler tasarlanması gerekiyor. Bu noktada üniversite yönetimlerinin&nbsp;girişimciliğin bir tek Teknoloji Transfer Ofisleri’ne veya Teknokentlere bırakılamayacak kadar kapsamlı bir konu olduğunu fark etmeleri ve eğitim/staj/destek programlarını hemen gözden geçirmeleri iyi olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Teşviklere erişimde, kurucunun yürütme becerisini ölçmeye yönelik ön prototip aşaması sonrası hemen erişilebilen hibe destekleri gibi&nbsp;yeni yöntemler denenebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.takim-g.org/turkiyede-girisimcilik-ekosistemi-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hangi tür şirketi kurmak daha mantıklı?</title>
		<link>https://www.takim-g.org/hangi-tur-sirketi-kurmak-daha-mantikli/</link>
					<comments>https://www.takim-g.org/hangi-tur-sirketi-kurmak-daha-mantikli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[oxitbilisim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2023 10:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://takim-g.org/?p=53</guid>

					<description><![CDATA[İş fikriniz için doğru şirket türünü tespit etmek zorlu bir süreç olabilir. Kendinize sık sık “Anonim şirket mi yoksa limited şirket mi kuracağım? Nasıl bir yol izlemeliyim?” sorularını soruyor olabilirsiniz. Girişiminize hangi şirket türünün daha uygun olacağını yeni yazı dizimizde gelin birlikte keşfedelim. Bir fikriniz var, hayata geçirmek istiyorsunuz ve ileriye dönük hedefler koymaya başladınız. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">İş fikriniz için doğru şirket türünü tespit etmek zorlu bir süreç olabilir. Kendinize sık sık “Anonim şirket mi yoksa limited şirket mi kuracağım? Nasıl bir yol izlemeliyim?” sorularını soruyor olabilirsiniz. Girişiminize hangi şirket türünün daha uygun olacağını yeni yazı dizimizde gelin birlikte keşfedelim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir fikriniz var, hayata geçirmek istiyorsunuz ve ileriye dönük hedefler koymaya başladınız. Bir girişimciyi yatırımcılar nezdinde cazip kılan en önemli şeylerden biri hedeflerini başarmak için izlenmesi gereken yolu bilmesidir. Bu yazımızın amacı, fikri ve hedefi olan girişimciler başta olmak üzere inandığı bir fikri olan herkese, fikirlerinin vücut bulmasına vesile olan “şirket” türlerinden en uygununu seçmesine yardımcı olabilmektedir. Bunun için, Türk ticari hayatının barındırdığı şirket türlerinin kısa birer tanımları yapılmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Girişimim için Seçebileceğim Şirket Türleri Neler?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türk ticari hayatında ticari işletmeler ilk etapta tüzel kişiliğin olup olmamasına göre değişir. Türkiye ekonomisinde önemli rol sahibi ticari işletmelerin hemen hemen hepsinin tüzel kişiliği vardır. Tüzel kişiliği olan şirketler içerisinde ise girişim sektöründe çoğunlukla üç tip şirket görülür; şahıs şirket, Limited Şirket ve Anonim Şirket.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu üçü arasındaki en önemli fark şudur: Şahıs şirketlerin ortakları şahıs şirketin borçlarından bütün mal varlıklarıyla sorumluyken, Limited ve Anonim Şirketlerde şirket, borçlarından kendi mal varlığıyla sorumludur ve ortakların mal varlığına gidilmez. Diğer bir deyişle Limited ve Anonim şirketlerde sadece şirket batar ve şirketin ortakları, tabiri caizse, ellerini kollarını sallayarak bu borçtan çıkarlar; ancak şahıs şirketlerde, gemiyle birlikte ortaklar da batar. Bu ince ayrım, özellikle risk alacak olan girişimciler için dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biridir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Şahıs Şirketinin Anonim ve Limited Şirketlerden Farkı Nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Eğer şahıs şirket olmak için çok önemli bir sebebiniz bulunmuyorsa, girişiminizin bir aşamada Ltd. veya A.Ş. olması gerekecektir. Zira belirli bir ticari hacmin üzerine çıkıldığında daha iyi bir yönetim modeli, daha efektif bir çalışma mekanizması ve en önemlisi, daha stabil bir işleyiş tercih edilmelidir. Ancak ilgilileri için şahıs şirketlerden bahsedeceğiz. Şahıs şirketler tüzel kişilikleri olan, Limited ve Anonim Şirketlere göre daha küçük çaplı, ortak sayısı belirli olan ve ortaklarının sorumlulukları sınırsız olan şirket tipleridir. Şahıs şirketlerde bir girişimci için en büyük handikap, ortaklarının gerçek kişi olma zorunluluğudur. Bu zorunluluk nedeniyle çoğunlukla sermaye şirketi olan yatırımcılar, hissedar olamayacakları bir yapıyı desteklemekte çekinmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ltd. ve A.Ş.’ler ise şahıs şirketlerden farklı mekanizmalara sahiptir. Bu şirketlerin bir sermayesi, kuruluş prosedürleri, tabi oldukları denetlemeler, müdürler, ortaklar, yöneticiler gibi farklı hücrelere ayrılmış bir yapısı vardır. Bu farklı hücrelerin bir araya gelmesiyle vücut bulan şirketler, ekonomik gelişimin vazgeçilmez aktörleridir. Risklerle dolu ticari hayatta bu aktörler sayesinde tacirler, artık daha güvenli ve ticari risklerin kendi yaşantılarını daha az etkilediği bir sisteme kavuşmuşlardır. Sermaye şirketlerinde şirket, borçlarından sadece kendi malvarlığı kadar sorumludur. Bu kapsamda ticari hayata girmek isteyen tacirler, kendi malvarlıklarını güvence altına alarak daha sağlam ticari ilerlemeler kat edebilmektedir. Aynı şekilde yatırımcılar, sermaye şirketlerine hissedar olarak hem şirket nezdindeki karar mekanizmalarına dahil olabilmekte, hem de şirkete yapılan yatırım karşılığında edindiği hisseler ile yapmış olduğu yatırımı malvarlığı değeri olarak güvence altına alabilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Peki Hangi Şirket Türü Girişimciler için Daha Cazip?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">“Peki Ltd. ile A.Ş. arasından hangisi girişimciler için daha caziptir?” dediğinizi duyar gibiyiz. Ltd. ile A.Ş. arasındaki en belirgin farklar ortak sayısı, ortakların sorumlulukları ve hisse devrinde görülmektedir. A.Ş.’lerde ortak sayısında üst sınır yokken, Ltd.’lerde bu üst sınır 50’dir. A.Ş.’lerde şirket ortakları sermaye borçlarını ödedikten sonra kamu borçlarından sorumlu olmazken Ltd.’lerde şirket ortakları SGK Primi, Vergi Borcu ve benzeri kamu borçlarından taahhüt ettikleri sermaye oranıyla sorumludurlar. Hisse devri ise Ltd.’lerde A.Ş.’ye kıyasla daha meşakkatlidir. Ltd.’lerde şirket hisse devirlerinin noter huzurunda yapılması gerekmektedir. Halbuki A.Ş.’lerde salt bir hisse devir sözleşmesi yapılması yeterli olmaktadır. Ltd. ve A.Ş. arasındaki farklara bir sonraki yazımızda daha derin eğileceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak, yatırımcı ve girişimci bakış açısından, ticari risklere yaklaşımlar göz önüne alınarak en makul seçimin sermaye şirketleri olan Ltd. ve A.Ş.’ler olduğu aşikardır. Bununla birlikte, fikrinizi küçük çaplı da olsa harekete geçirdikten sonra şirketleşmeye karar verecekseniz şahıs şirketin güzel bir başlangıç basamağı olabilmesi de mümkündür. Önce sektör belirleyip daha sonradan prototip veya alpha ile bir başlangıç yapmaya hazırsanız, vakit kaybetmeden şahıs şirket kurabilirsiniz. Her aşamada, şirketinizin işleyişi ve gelecek hedeflerinize doğru kuvvetli adımlarla ilerlemek adına ticaret hukuku alanında uzman bir hukukçudan yardım alınız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.takim-g.org/hangi-tur-sirketi-kurmak-daha-mantikli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
